| Pucca Kim? |
Başlığa bakıpta bu sorunun cevabını vereceğimi sanmayın. Benimki sadece kendi gözümle görerek yaşadığım sürecin yine kendime göre yaptığım bir analizi aslında. Geçen gün bu sitenin editörlerinden twhaber.com'a Google'dan en çok hangi aramalarla geliniyor cevabının merak ettiğim için bazı analiz sonuçlarını rica ettim. Kırmadılar gönderdiler. İnanılmaz birşeyle karşılaştım ki bu web sitesi her gün google dan binlerce kişiyi çekiyor ama en çok arayarak gelenler "Pucca kim" yazarak gelmiş. Sanıyorum bunda bu sitede bulunan Pucca ropörtajının da etkisi var ve o röportaj bu sitede en çok okunan üçüncü sayfa olmuş. Az önce Ntv'yi izlerken "Heberler" ekibiyle olan sohbette sunucu, Levent Kazak'a Twitter ile ilgili bazı sorular sorarken geçen hafta Pucca ile telefon bağlantısı yaptıklarını da söyleyince biraz geçmişe, belki de iki yıl öncesine dönüverdim. Ne güzel ki, ne şanslıyım ki bu akıllı ve güzel kızın a'dan z'ye tırmandığı tüm basamaklara gözümle şahit oldum. Yıllar önce Twitter v.s gibi mecralar yokken, Facebook sadece ilkokul arkadaşları bulmaya yarayan bir site iken soğuk kış günlerinde elimde sıcak bir kahve ve ekranda blog dünyasından gezinirken tanıdım Pucca'yı. Bende blog tutuyordum o dönemde(ki halen) ve bloglarda da şu an bildiğiniz gibi "izleme", "izlenme" seçeneği vardı. Ama öyle kolay değildi elbet. Yani Twitter'da günde onlarca izleyici aldığınız olurken bloglarda on kişinin sizin bloğunuza izleyici olması belki bir ay'ı bulabiliyordu. Tabi yazdıklarınızın etkisiyle alakalı bir oran ki bu, bir yılda on izleyici bulamamamış bir çok blogger var. O dönemde yanılmıyorsam Pucca blogspot.com'un en farkedilenleri arasındaydı. Yanlış hatırlamıyorsam da 200 kadar bir izleyici kitlesi vardı. Yazdıkları çok hoştu. Aslında yazdıklarının bir erkekten çok genç kızlar için daha çok anlam ifade ettiğini düşünürdüm. İşte o yıllarda tanıştık Pucca ile. Her yazısı olay olmaya başlamıştı zira diğer bloggerlardan farklı bir yapısı vardı. Yani diğerlerine baktığımda daha çok "izlenmnek" için yazı yazanları görüyordum. Pucca ise tamamen blog'una içini boşaltıyor hayatını en küçük noktasına kadar yazabiliyordu. Belkide onun bu kadar popüler olmasının en önemli nedeni diğerleri gibi "ben şeffafım" imajı vermemesiydi. Çünkü o gerçekten çok şeffaftı. Yatak odası detaylarından hakkında dedikodu yaptıklarına, giydiğinden beğendiği erkeklere, küfürlerine kadar açıkça yazıyordu. Yanılmıyorsam yine o dönemde ki artık tanınmaya başlamıştı, 600'e kadar çıkan izleyici sayısı esnasında o'nu çekemeyenlerin bir çok eleştirisine maruz kalıyordu. Canı sıkılıyor, bunları yazılarına yansıtıyordu. O dönemde birbirlerimize verdiğimiz destekler olurdu. Ona da iletmiştim birgün, "bak bugün 600 izleyicin var ve nam'ın her dakika artıyor, böylesine saçma sapan eleştirilere alışmalısın" diye. Derken alıştı da. Artık kimseyi takmıyor ve nasıl biliyorsa öyle varsa yazmaya devam ediyordu. Aslında Pucca'nın en büyük sırrıda buydu. Yani Bloggerların yüzde doksanı nick kullanırdı ama çoğu kimse nick kullandığı halde bile günlüklerine karşı yeterince açık olmazdı. Herkes kendini "cici" göstermeye çalışırdı.(ki genelde şu an sosyal mecralarda da en çok yapılan bu) O sırada da Pucca günlüğüne çoğu zaman kendisinin "aptal" olduğunu yazardı. 2 yıl önce de, Twitter'a ve FrendFeed e dadandık. Özellikle de FriendFeed de ortalığı karıştıran "yaramaz kız" modunda ki Pucca yine adından sıkça sözettirmeye başladı. Derken 2 yıl geçti ve bu güne geldik. Şu an kitabı best seller'de olan bir Pucca var karşımızda, Milliyet Cadde'de yazan, Tv Programlarına konuk olarak katılan ve İnternet'le haşır neşir olmuş hemen herkesin ucundan kıyısından mutlaka bir yerde adını işittiği Pucca. Köşe yazarlarının sık sık adından bahsettiği Pucca. Hâlâ tanıdığım gibi. Halen bu kadar ünlü olduğu halde tevazuyu elinden bırakmamış, "ben ne oldum" delisi olmamış bir Pucca var karşımda. Kendimi bu mütevazı, şımarık, yaramaz, biraz'da İzmir'li kızın basamakları teker teker çıkışına tanık olduğum için şanslı sayıyorum.
Bir çok kişi o'nun, yazılarını ünlü olmak için yazdığını söylüyor. Peki hangi şöhret meraklısı insan kimliğini boylesine deşifre etmemek için türlü uğraşlar verir? Bizim şöhretten anladığımız sokakta, sinemada, sağda solda tanınıp "aaa siz şu şey değilmisiniz?" gibisinden sorulara maruz kalmak değilmidir? Peki ya öyleyse bu kızın kimliğini saklayıp aramızda dolaşması, sessizce yanımızdan geçip gitmesi "ünlü olmak" la bağdaştırılabilirmi?
"Pucca kim?" Dier yeni haberler:
Bu Kategorideki daha onceki haberler:
|



Yasağa karşın Pakistanlıların bir bölümü, alan adı sisteminde yaptıkları değişikliklerle siteyi kullanmaya devam etti. Uygulama ülkenin ...
Dünyada takipçisi sayısında ilk 500'e girmeyi başaran Cem Yılmaz'ı eşinin takip etmemesi ise şaşırttı. Neredeyse hiç tweet atmayan Cem Y...
Bu gelişmelerle birlikte, Sosyal Medya tarihinde Twitter üzerinden işine son verilen ilk köşe yazarı Ergun Babahan oldu.
Star yazarı Ergun Babahan, tepki alan tweet'lerini silmiş ve yanlış anlaşıldığını açıklamıştı. Ancak Today's Zaman Genel Yayın Yönetm...
Gül, Twitter hesabına "Akşam ben de heyecanla maçı seyrettim. Galatasaray’ın şampiyonluğunu tebrik ederim" diye yazdı. Cumhurbaşkanı Gül...
Dr. Dong Kim tarafından gerçekleştirilen beyin ameliyatının başarılı geçtiği açıklandı.
Twitter'da 7 milyondan fazla takipçisi olan Amerikalı ünlü TV yıldızı Kim Kardashian, markalarla anlaşmalı olarak attığı her tweet başın...

