|
Twitter'da gittikçe çoğalan saklı kimliklere taktım ben bu aralar. Kastettiğim şey soyismini kullanmadan sadece ismini kullananlar ya da bir nickname kullansa da kendini gizlemek çabasında olmayanlar değil. Tamamen uydurma isim ya da nicknamelerle, çiçek-böcek ya da sahte resimlerle Twitter hesabı kullananlara şüpheyle bakmaya başladım.
Bu o kadar ince bir çizgi ki aslında. Elbette kimse kimliğini afişe etmek zorunda değil, amacı kafa dağıtmak ya da içini dökmekse sadece. Ama iş sosyalleşmeye, sanal da olsa bir arkadaşlığa dönüştükçe insan karşısındakinin kim olduğu hakkında az da olsa ipucu istiyor. Sonuçta sokakta yürüyen herhangi birine bir konu hakkında ne düşündüğünü sormuyoruz. Ama twitterda takip ettiginiz kişilerin otomatik olarak düşünce ve fikirlerini de öğrenmeye başlıyorsunuz. Ve bu kişi tamamen bir maske ardına gizlenmiş biriyse, fikirlerine değer veriyor bile olsanız, aslında kim olduğunu merak etmeye başlıyorsunuz. En azından ben merak ediyorum. Başlarda sohbet hoşa gitse de, ne idiği (idüğü) belirsiz insanlarla fikir teatisinde bulunmak bir süre sonra rahatsız edici gelmeye başladı bana.. Belki de gamsız olmak lazım bu konularda bilemiyorum. Hoş zaten Twitter'i gittikçe amacından uzaklaşarak kullanıyoruz sanırım. Microblogtan çıkıp dev bir chat odasına dönüşüyor Twitter. Hepimiz farkında olmadan yapıyoruz hem de bunu. Elbette güzel arkadaşlıklar kuruluyor, sosyal ağların bir amacı da bu, normalde rast gelemeyeceğimiz kişilerle Twitter'da tanışıp kontakt kuruyoruz öyle ya da böyle. Yine de bu saklı kimlikler ve chat sohbetleri konusunu abarttığımıza inanıyorum.
Aslında internette yazışırken nick kullanmak, internet icat oldugundan beri var. Şöyle bir düşünüyorum da geçmişten bugüne iletişim mecralarını. ICQ, netmeeting, mirc sayesinde chat odaları, Superonline-Mynet-Yahoo oyun sayfaları, Siberalem, Yonja gibi arkadaş bulma siteleri, chat sınıfına girmese de nickname kullanmayı tercih edenlerin olduğu Skype, Msn messenger, Yahoo messenger gibi araçlar... İnsanın içinde kötülük olmasa da nick kullanarak yer aldığı, art niyetli olmasa da gerçek kimliğini saklama gereği duyduğu mecralar oldu her zaman ve olacaktır da. Bunu biraz kırmayı başaran Facebook oldu. İnsanlar eski arkadaşlarını bulma sevdasına kapılmasa orda da nick kullanacaktı herkes bana kalırsa. Peşinden FriendFeed geldi yine çoğunlukla gerçek kimlik kullanılan mecra olarak.
Şimdiyse Twitter, microblog yani kısa cümlelerle günlük tutmak gibi düşünülerek hazırlanmış bir site olmasına rağmen elbette en başında kocaman bir sosyal ağa dönüşmesi öngörülmüştü. Bu yüzden de follow, follower olgularını da beraberinde getirmişti. Ancak Twitter'da gerçek kimlikleriyle yer alanlar kadar, bir o kadar da nickname kullananlar var.
Nasıl normal hayatımızda toplum içindeyken yaka kartı ya da isimlikle dolaşmıyorsak internette kalabalıklara karışırken de nickname kullanmak elbette ki doğal. Ama şimdi şimdi beni rahatsız eden gerçek kimliğini özellikle saklayan insanların Twitter'da gittikçe çoğalması oldu. Bir ismin bir cismin arkasına saklanıp ona buna ahkam kesenler, sataşanlar, ünlülere yalakalık yaparak kendilerini tatmin etmeye çabalayanlar, kendilerine bambaşka karakterler çizip hayal dünyasında yaşayarak hem kendini hem etrafını kandıranlar.
Maddi/manevi olarak bir zarara uğramadığımızı düşünsek de aslında sahte kimlikleri takip ederek ya da dialoğa girerek acaba en önemli şey olan zamanımızdan mı çalıyoruz ne dersiniz..? Kime ne kadar inanacağınıza, güveneceğinize, değer vereceğinize dikkat edin derim ben naçizane.
Not 1: Bu yazıyı okurken alınganlık gösteriyorsanız, bir durun düşünün derim. Not 2: Tanrı bizi gözümüzün içine baka baka cismiyle, kimliğiyle kötülük yapanlardan korusun bu arada...
Benzer haberler:
Dier yeni haberler:
Bu Kategorideki daha onceki haberler:
|